Horasan Masaj Salonu Esra Hanım

Horasan Masaj Salonu

Horasan Masaj Salonu 6. Yüzyılda yaşayan koyu dindar Bizans İmparatoru Justinian, fahişeliği yasaklayıp Konstantinopolis’teki genelevleri kapattı ve genelev işletenlere para cezası verdi. Elde edilmiş para, fahişelerin yeni bir hayata başlamasına yardım etmekte kullanıldı. Kadın tüccarları kırbaçlanıp şehirden kovularak köle fahişeler özgürlüğüne kavuşturuldu ve özgür doğmuş kadınlar genelevlerinden alındı. Justinian, fahişeliği bırakmış karısı Theodora’nın ısrarı üzerine konuya özel bir ilgi göstermişti. Theodora, düşmüş kadınlara, istesinler ya da istemesinler, Hıristiyanlığın merhametini göstermesi için kocasına baskı yapıyordu.

Justinian ve Theodora, Marmara Denizi’ndeki kayalıklardan birinin tepesindeki saraylardan birini Tövbe Manastırı’na (Metanoia) çevirdi. Burada, eskiden pazar fahişesi olan ortalama beş yüz kişi iffetli Hıristiyan hayatı yaşamaya zorlandı. Bu tarz şeylerin çoğu mecburi olarak yaşadıkları bu rahibe hayatından öylesine yıldılar ki, kendilerini uçurumdan atıp sularda kayboldular. [46] Roma tarzı Aile Değerleri Hıristiyanlığın, kefaret ve kurtuluş benzer biçimde netameli kavramlarından önce kimsenin cinsel günahlarından ötürü “ıslah” edilmesine gerek yoktu. İnsanlar sosyal konumlarının izin verdiği şeyleri yapıyorlardı. Eğer aşırıya kaçarlarsa cezalandırılıyor fakat değiştirilmiyorlardı.

Horasan Masaj Salonu

Horasan Masaj Salonu Köleler, oyuncular ve fahişeler kullanılmak için vardı. Adam yurttaşlar güçlerinin yettiği şeyleri elde edebilirken evli hanımların onlardan korunması gerekiyordu. Messalina, Julia ve Vistilia benzer biçimde örneklere rağmen çoğu özgür hanım kendini fahişelerin tersi şeklinde görüyordu. Kocalar ile eşleri içinde büyük bir aşk yoktu. Milattan önce son yüzyılda cumhuriyet imparatorluğa dönüşürken, evlilik ve ailenin modası tamamen geçmese de ikisi de her süre mecburi görülmüyordu. İnsanlar evlenirken tensel çekim aramıyordu. Evli erkekler ve kadınlar sadece çiftleşmek için aynı yatağı paylaşıyordu.

Boşanmak rahat, aileler küçüktü. Eşler hiç tereddüt etmeden kaçamak yapıyordu. Şimdi zina diye adlandırdığımız çoğu fiil ev içinde gerçekleşiyordu. Erkekler her iki cinsten de kölelerle ilişkiye girip kompleks bir zürriyet peydahlıyorlardı. Evin reisi, hizmetçi hanımla, kadının kızıyla ve oğluyla -hepsi de teknik olarak adamın çocuğu olabiliyordu- aynı anda keyif sürebiliyordu. Bu karmaşıklık, ne hukuk ne de ahlak açısından mesele teşkil ediyordu, çünkü köleler ve onlardan olan çocuklar önemli değildi; onlar aslına bakarsan bu işler için vardı.