Horasan Mutlu Son
Horasan Mutlu Son
Koca bulmak
konusunda aslabir fikrim yoktu fakat eğer birini seçmem
gerekseydi kendi düzeyimde biri olurdu, normal olarak! O aldönemin
ucube görüntüsü bende, Horasan Mutlu Son tüm kibar beyefendilerden soğutan ve
bu sınıftan olanların hepsinin onunla aynı olması gerekirmiş
şeklinde düşündürerek kafamı karıştıran büyük bir nefrete niçin
olmuştu. Ancak Phoebe öyle kolay pes etmezdi, bu
konuksever eve alın-mamdaki fakatçlar için beni yatıştırıp,
yumuşatma çabalarını sürdürdü. Horasan Mutlu Son Genel olarak cinsellik hakkındakikonuşurken de benden onay alması için bir niçin yoktu
çünkü esasen bu tasdikı kolayca verebileceğimi gösteren çok
şey vardı tavırlarımda. Phoebe o korkunç kuzene duyduğum
sarsılmaz nefretin onların pazarlığının ve benim satılmamın
yerine getirilmesine karşı öyle kolay, kolay ortadan kal‐
dırılamayacak bir duvar olacağını fark edecek kadar
deneyimliydi.
Ayrıca Brown Ana o sarhoş, yaşlı keçiyle anlaşmaya
varmıştı. Sonradan öğrendiğime göre bana her istediğini
yapma hakkı için elli gine, kızlığım üzerinde kazanacağı
zaferle arzularının tamamen doyurulma hakkı içinse ekstradan
yüz gine anlaşma onaylanmıştı. Bana ulaşınca tümüyle onun
eli açıklığı ve beğenisinin insafına bırakılmıştım. Bana sahip
olmak için öyle bir çok arzuluyordu ki, bu adaletsiz kontratayarlanır ayarlanmaz benimle çay içme fırsatının hazırlanması
için diretti.
Horasan Mutlu Son
Bu sürede yalnız bırakılacaktık. Patroniçenin bu tür bir saldırıiçin yeterince hazırlanıp olgunlaş-madığım yolundaki
itirazlarını da duymazlıktan geliyordu. Daha çok toydum,
evcilleşmemiştim, eve geleli yirmi dört saat anca olmuştu.
Sabırsızlık şehvetin kardeşidir ve başka türlü düşünmeye
karşı onu gizleyen kendini beğenmişliği de bu gibi
durumlarda kızların tüm erteleme önerilerini geri çevirmesine
neden olur. Böylece benden habersiz bir halde korkunç
girişimin zamanı o gece olarak belirlendi.
Akşam yemeğinde hanımefendi Brown ve Phoebe, mükemmel
kuzenleri için düzdükleri övgüleri ve ‘aşkıyla onurlandıracağı
kadına ne mutlu’ yolunda abartmaları azcaıtmaktan başka bir
şey yapmadılar. Doğrusu beni onların sözlerine inanmam
mevzusunda ikna etmeye çalıştılar ve beyefendinin bana ilk gö‐
rüşte derinden vurulduğu masalını yutmamı sağlamış oldular. İyi bir
kız olup kısmetimi engellemezsem o iyi yürekli kuzen beni
zengin edecekti, onun onuruna sonuna dek güvenmeliydim ve
gezmeye gitmek için de bir arabam olacaktı. O günlerdeki ben
kadar aptal ve dünyadan habersiz bir kızın aklını başından
almaya yetecek tüm zırvaları hayretle dinleyip, inanıyordum.
Neyse ki nefretim onu ilk görmüş olduğum andan itibaren o denli
derine
Son yorumlar